Kitabımızın indirilebilir linki:
https://drive.google.com/file/d/19_RYcV-Z3fzHFYJZq2E755kMYF24q1Pu/view?usp=sharing
eTwinning Projesi kapsamında yapmış olduğumuz çalışmaları paylaşmaktan mutluluk duyarım.
Günümüzde hayatımızın büyük oranda bilimsel ve teknolojik bir içerikle örüldüğü ve bu içeriğin doğru algılanabilmesinin ve değerlendirilmesinin bilimsel bir altyapı gerektirdiği açıktır. Toplumun sağlıklı bir algılama ve değerlendirme yetisine sahip olabilmesi için bireylerin küçük yaşlardan itibaren veri toplama ve ilişkilendirme, neden ve sonuç bağı kurabilme, yöntem ve model kullanıp geliştirebilme gibi konularda yeterli eğitimi alması, bilgiye dayalı karar alabilmesi ve eleştirel bir bakış açısı geliştirebilmesi gerekmektedir. Bilim Fuarları pek çok bilimsel etkinlik ve organizasyon arasında bu amaçları gerçekleştirmek açısından önemli bir yer teşkil etmektedir.
TÜBİTAK Bilim Fuarları, öğrencilerin bireysel ilgileri doğrultusunda seçtikleri konuları inceleyerek hazırladıkları alt projelerle, bilimsel araştırma süreçlerini yaşayarak öğrendikleri etkinliklerdir. Öğrencileriniz bu etkinliklerin planlanması, hazırlanması ve gerçekleştirilmesi aşamalarında eleştirel düşünme, zaman yönetimi, problem çözme, yazılı ve sözlü sunum ile bilimsel araştırma becerilerini geliştirecek, sabırlı bir şekilde çalışmayı öğrenecek, özgüveni gelişecek ve liderlik vasfını kazanacaktır. TÜBİTAK Bilim Fuarları ile öğrenciler;
İlgilendikleri bilimsel konular hakkında daha fazla bilgi edinebilme imkanı bulurlar.
Bilimsel konularla ilgilenirken bilimsel düşünceyi öğrenirler ve problem çözme kabiliyetlerini geliştirirler.
Deney yapma disiplini kazanırken, deneyler sırasında elde ettikleri bulguları ve araştırmalarının sonuçlarını sunumlar yaparak ifade edebilirler.
Deney sonuçlarını değerlendirirken hem kendilerine hem de başka katılımcılara yapıcı eleştiriler yapabilme becerisi kazanırlar.
Çalıştıkları konuya göre elde ettikleri verileri analiz ederken, tablo ve grafikleri hazırlarken matematik kullanımının önemini fark ederler.
Konu araştırması yaparken de çeşitli alanlarda bilgi edinebilirler.
Alt projelerinin sunumuyla bilimsel iletişimi kavrayıp bilimsel konuları anlama ve anlatabilme becerilerini geliştirirler.
Şimdi proje örneklerimize bakalım;
STEM eğitimi sınıfta proje tabanlı
öğrenmeye odaklanır. Gerçek zamanlı uygulamalar ve öğrenme deneyimleri sunar.
Öğrenciler, STEM’ in çeşitli alanlarını, sınıf içinde ve çevrelerindeki dünya
arasında bir bağlantı kurmalarına yardımcı olacak şekilde uygularlar. Öğrencilerin problemlere disiplinler arası
bakış açısıyla bakmasını, yeni nesil eğitim yaklaşımıyla bilgi ve beceri
kazanmasını hedefler. Teknolojinin de içinde bulunduğu projeler ve faaliyetler
ile bilimin uygulanmasını vurgulamak ve öğrencileri gelecekteki derslere
hazırlamak için STEM eğitimi önem arz etmektedir. Dijital araçların etkin
kullanıldığı günümüzde her derse entegre edebilecektir. Aynı zamanda kendisi de
bu yapıda dijital araçlar geliştirebilecektir. Hayatın içinde öğrenerek
ezberden uzak tabiri caizse kıvrak zekayla üretim odaklı inovatif düşüncelerini
sergileyebileceklerdir. STEM, bireyleri başarılı olma ve bu değişen dünyaya
uyum sağlama becerileriyle güçlendirmeyi amaçlar. Öğrenciler ezberden uzak bir
şekilde araştırma ve sorgulama yaparak öğrenirler. Geleceği ancak bu şekilde
yakalayabiliriz. Artık kendimizi yurtdışındaki teknolojiyle değil geleceğin
teknolojilerini yakalama oranına göre değerlendiriyoruz çünkü. Bu yapı kartopu
etkisiyle büyüyerek ülkemizi daha iyi en iyi noktalara getireceğine inanıyorum.
Öğrenci istenen zamana yönelik değil uygun
olduğu zamana ayak uyduran bireyler olarak yetiştirilmesi için dijital medya
araçlarının gerekli olduğunu düşünüyorum. Çocuklar eğlenerek öğreneceği
ortamlara daha çabuk adapte olabilmekteler. Onları zorunlu oldukları ders
içerikleriyle kısıtlamak yerine özgürce bütün ders boyunca öğreneceği yapılarla
ilgili içerikler hazırlamak veya içerikleri vermek öğretmenlerimizin de elini
güçlendirecektir. Her öğrenci kendi öğrenme hızına göre ilerleyecektir.
Zorunlulukları ortadan kaldıran bir eğitim sistemi, kişilerde bireysel öğrenme
sorumluluğunun da gelişmesine neden olacaktır.
Özellikle öğrencilerin, plânlı çalışma,
kendini disiplin altına alabilme gibi yeteneklerinin yanısıra, dijital
vatandaşlık, dijital okuryazarlık, bilişim teknolojileri temel becerileri,
verileri analizi, siber suçlardan korunma, zamanı yönetme gibi yetenekleri de
kazanmaları gerekmektedir. Sonuç olarak dijital medya araçları çevrimiçi
uzaktan bilgi aktarmanın ötesinde ciddi politikalar ile eğitim sistemi
genelinde planlanması gereken ciddi bir emektir.
Teknolojinin günümüzdeki yaygınlaşması ile
birlikte son yıllarda hayatımızdaki önemi ve yeri de artış gösterdi. Artık
hayatımızın her alanında yer alan teknoloji hayatlarımızı ciddi anlamda
kolaylaştırdı. Yapay Zeka teknolojileri de bunların içerisinde ilk sıralarda
yer alıyor. İhtiyaçlarımıza göre değişim gösteren teknoloji eğitim sistemimizde
de önemli bir yere ulaştı ve artık tüm eğitim sistemlerinde teknoloji aktif rol
oynamaya başladı. Eğitiminde teknolojikleşmesiyle birlikte zaman tasarrufu da
sağlar olmamızın yanı sıra, her bilgiye anlık olarak ulaşma imkânı da
sağlayabiliyoruz. Yapay zeka özellikle birçok alanda zaman tasarrufu
sağlamaktadır. Örneğin birçok kişi arka plan kaldırmak için fotoşop vs
programları yüklemek ve kullanmak zorundayken şimdi saniyeler içerisinde
otomatik olarak yapılmakta , resimler hareketlendirilmekte, size uygun içerikler
önerilmekte gibi sayabiliriz. Küçük yaştan itibaren yapay zeka teknolojilerine
giriş yapmaları öğrencilerimizin ilerleyen süreçte projelerinde bu teknolojiyi
aktif kullanmalarını sağlayacaktır.
Modernize edilen
sınıflar, teknolojik imkanların artması ve bu alandaki yarışmaların artması
biraz da popülaritenin oluşmasıyla eğitim öğretim ortamlarımızın meyvesi olarak
öğrencilerimizin teknoloji destekli eğitimler alması olmuştur. Geleneksel kara
tahta yerine, oyunlaştırılmış eğitim araçları teknolojinin eğitimdeki yerini
gösteriyor. Ders konuları, oyun öğeleri eklenerek öğrencilere daha çekici hale
getiriliyor. Ayrıca akıllı tahta uygulamaları, öğrencinin sınıfta uygulanan
konulara her yerden erişmesine imkan tanıyor. Özellikle görselliğin günümüzde
büyük önem kazandığını biliyoruz. Görsel eğitim aynı zamanda bilgilerin de
akılda kalmasını sağlayan bir etmen olarak karşımıza çıkıyor. Masanın başında
ders anlatan bir öğretmenden ziyade, akıllı tahtanın görselliğinden güç alarak,
anlatılan bilgiyi görsellikle destekleyen bir öğretmen, öğrencileri dikkatini
daha fazla çekebiliyor. Artık eğitim böyle bir noktaya gelmiş durumda.
Görselliğin beyin için önemli olduğu da yapılan araştırmalar sonucu ortaya
çıkan bir gerçek.
Eğitimde teknoloji kullanımı, doğru
stratejiler izlenirse çocuklara farklı faydalar sağlayacak. Bu faydalardan en
önemlisi ise çocuk yaşta kazanılan analitik düşünce ve problem çözme becerisi.
Gelecekte teknolojinin hayatımızın her alanına daha da fazla nüfuz edeceğini
düşünürsek, çocukları bu gelecek için şimdiden hazırlamak verimli bir eğitim
süreci geçirmelerine yardımcı olur.